3 Kasım 2009

Aslı Şimal'im

Bugün size tatlı mı tatlı, sevimli mi sevimli, akıllı mı akıllı, deli dolu, canımın içi, prensesim, bitanecik kuzucuğumdan bahsedeceğim.Adı Aslı Şimal.Adaşım.Bir rastlantı değil bu adaşlık.Anne ve babası benim üniversiteden en yakın arkadaşlarımdı.Sonra kızla erkeğin normal bir arkadaşlık süreci yaşayamayacağı tezi kanıtlanarak anne ve babası 25 Kasım 2007'de evlendiler.Evlenmeden önce de hep kızımız olursa adını Aslı Şimal koyacağız derlerdi.7 Temmuz 2008'de de o dünyalar güzeli Aslı Şimal'im dünyaya geldi.Şimal kelime anlamı itibariyle kuzey demek.Annesi Giresun'lu olunca kuzucuğumuzun adı da, güneyli(Adana'lı) olan babasına inat ''kuzeyli, kuzey kökenli'' anlamını taşıyor. İlk doğduğu anı, bebekliğini pek göremesem de İstanbul'a geldikleri zaman fırsatları değerlendirip kapılarında bitiyordum. Bu sevgi adımı taşımasından değil.Adı ne olursa olsun o zaten çok tatlı ve güzel bir çocuk olurdu.İlk doğduğu gün teyzesi:

-- Çok tatlı güzel bir çocuk yeni doğan bebekler gibi değil demişti.O gün o saatlerde Zeytinburnu-Kabataş tramvayında iş yerine (Beyazıt'a) doğru gidiyordum.Babası beni aradığında etrafımdakilere rağmen yüksek sesle sevinmiştim. Kendi problemlerimden dolayı ona layıkıyla bir teyze, hala olamadım.Bunu hep hissettim, hissediyorum da.Ancak onu çok severek sadece ve sadece severek bu acığı kapatmaya çalıştım.Ki bir gün kardeşim bana:

-- Aslı'yı düşündüğün kadar bir gün beni düşünmedin dedi. Hep aklımda ve dilimdeydi.Artık çevremdekileri Aslı'dan bıktırmaya başlamıştım.Her gün blogundaki resimlerine, hergün ama hergün bakıyordum.Sabah sabah bana moral oluyordu.Hatta resimlere bakarken Cemile'yi de yanıma alıyordum ki ben mi çok seviyorum bu çocuk mu çok sevimli anlayayım diye. Aslı Siirt'teydi bense İstanbul'da.Hep gelmelerini ümid ediyordum.Ancak hayatın acı süprizleri bizi yine ayırdı.Onların tayini İstanbul'a çıktığında, tüm sevdiklerimi o şehirde bırakarak ben de Bingöl'e geldim. Hem benim gibi yengeç burcunda olması hem da adı, bana benzeyen bir kaç huyunun varlığını ispatlıyor.Ve bunları annesinden duyduğumda çok hoşuma gidiyor.Anlamsız sesler, yersiz ve güçlü çığlıklar, kriz şeklinde kahkahaya dönüşen gülücükler...

İlerde de allı, güllü, kırmızılı, morlu, pullu, parlak giysilerle beni dillerine dolayan anne ve babasına gülme komşuna gelir başınayla ibret olacak.Ama prenses şanslı, çünkü yabancı değiller benim zevkime zorluk çekmezler Aslı'nın dolabını doldururken:))

Dahası çok seviyorum bu veledi.

2 yorum:

  1. aslıcım nihayet şimali görmek nasip oldu.çok tatlı maşAllah.sana benzerse anne baba yandılar aslı:)))) anladın mı?hadi hatırlatıyım.(ay neydi şeyyyyy unuttum.ne söyliycektim:))))) vahide

    YanıtlaSil
  2. hehe:)) o benim artık karakterim oldu vadocum. Bu saatten sonra bırakamam bu huyumu.Hala ve en şiddetlisinden devam ediyorum.Artık Senin de renkli yorumlarınla şenlenecek buralar desene.Anneye kardeşlere selamlar...

    YanıtlaSil